İçeriğe geç

Özgün Hikaye Günlüğü Yazılar

Bir kameri ay kaç gündür ?

Bir Kameri Ay Kaç Gündür? – Psikolojik Bir Mercek Geçen gün, kafamda dolaşan bir soru vardı: “Bir kameri ay kaç gündür?” İlk bakışta basit bir takvim sorusu gibi görünse de, düşündükçe zihnimde farklı bir süreç başladı. Hafızam, dikkatim ve hislerim bir araya gelerek bu soruyu anlamlandırmaya çalıştı. İnsan davranışlarının arkasında yatan bilişsel, duygusal ve sosyal süreçleri merak eden biri olarak fark ettim ki, takvim günlerini saymak bile psikolojik açıdan ilginç bir deneyim. Bilişsel Psikoloji Perspektifi Zihinsel Temsiller ve Hafıza Bilişsel psikoloji, bilgi işleme süreçlerini inceler. Bir kameri ayın kaç gün olduğunu hatırlamaya çalıştığımızda, beynimiz bir tür çalışma belleği ve uzun…

Yorum Bırak

İsa’yı öldüren kim ?

İsa’yı Öldüren Kim? İnsanların, yıllarca soruşturup, tartıştığı, yüzyıllar boyunca farklı açılardan bakarak anlamaya çalıştığı bir konu var: İsa’yı öldüren kim? Herkesin bildiği bir şey var: İsa, bu dünyadan haksız yere alındı. Ama gerçekten kim öldürdü onu? Çarmıha gerilen o adamın suçlu olduğu bir şey var mıydı? Gerçekten o mu suçluydu, yoksa bizler mi? Bir Şehirdeki Hayal Kırıklığı: Kayseri’nin Sokaklarında Ben Kayseri’de doğdum. Burada büyüdüm. Ne zaman bir günlüğümde yazdığım satırlara geri dönsem, bir şeyin farkına varıyorum: Kayseri’de hayat hızla akar, ama bir o kadar da karamsardır. Sanki burada insanlar en çok umutları kırıldığında, yürekleri parçalandığında kendilerini buluyorlar. Kimse için çok…

Yorum Bırak

Yılbaşında hindi eti neden yenir ?

Yılbaşında Hindi Eti Neden Yenir? Sosyal Medya ve Sofralardan Bir Analiz İzmir’in Ege esintili sokaklarında yaşayan biri olarak, yılbaşı yaklaştığında sosyal medyada en çok karşılaştığım paylaşımlardan biri “Yılbaşı sofrasında hindi olmazsa olmaz” temalı gönderiler. Açık konuşayım: ben buna hem bayılıyorum hem de sinir oluyorum. Bayılıyorum, çünkü iyi hazırlanmış bir hindi, sofrada gerçekten bir şov etkisi yaratıyor. Sinir oluyorum, çünkü bu ritüelin arkasında çoğu zaman mantıksız bir sürü “geleneğe uymak” var. Peki, yılbaşında hindi eti neden yenir? Gelenek mi, Gösteriş mi? Yılbaşı sofrasında hindi yemenin kökeni aslında 16. yüzyıl Amerika’sına kadar uzanıyor. Oradan Avrupa’ya, oradan da Türkiye’ye doğru uzanan bir zincir…

Yorum Bırak

Kalıpçı olmak için ne yapmalı ?

Kalıpçı Olmak: Felsefenin Üç Penceresinden Bir Yolculuk Günlük hayatın karmaşasında, elinde bir kalıp tutan bir ustayı hayal edin. Her şekli, her formu özenle biçimlendiriyor; pürüzleri alıyor, detaylara dikkat ediyor. Ama bir an durun ve kendinize sorun: Bu kalıbı yapan kişi sadece teknik mi, yoksa düşünsel bir derinliğe sahip biri mi? Kalıpçılık yalnızca el becerisi midir, yoksa etik, bilgi ve varlık üzerine sürekli düşünmeyi gerektiren bir uğraş mıdır? İşte burada felsefe devreye giriyor. Etik, epistemoloji ve ontoloji, bir kalıpçının dünyayı anlamasında ve şekillendirmesinde kritik rol oynar. Etik Perspektif: Kalıbı Yaparken Sorumluluk Bir kalıpçının her hamlesi bir etik seçimi içerir. Malzemeyi kullanırken…

Yorum Bırak

Hristiyanlarda haç ne anlama gelir ?

Hristiyanlarda Haç Ne Anlama Gelir? Evet, arkadaşlar! Bugün biraz derinlere iniyoruz. Ama bu derinlik, hem felsefi hem de biraz eğlenceli olacak, çünkü konumuz: Hristiyanlarda haç ne anlama gelir? Bunu anlamak, biraz da bana göre, içinde yaşamın anlamını çözmeye çalışırken arada komik sahnelerle karşılaşmak gibi bir şey. İzmir’de, 25 yaşında, sürekli espri yapan ama aynı zamanda her şeyi fazla düşünen bir genç yetişkin olarak, “haç”tan bahsetmek ne kadar ciddi olsa da, biraz da eğlenceli olmalı değil mi? Hadi başlayalım, çünkü bu yazı hem komik olacak hem de birkaç felsefi düşünceyi içinde taşıyacak. Haç, Hristiyanlıkta Nedir? İlk önce, haçın tam olarak ne…

Yorum Bırak

Horoz zararlı mı ?

Horoz Zararlı mı? İzmir’den Bir Genç Bakışı Horoz zararlı mı? sorusu kulağa ciddi gelmese de, İzmir’in sakin sokaklarında, sabahın ilk ışıklarıyla birlikte kafamda dönüp duran bir soru haline geldi. Ben 25 yaşında, arkadaş ortamında sürekli espri yapan ama içten içe her şeyi fazla düşünen biriyim. Yani siz gülün, ben “ya gerçekten horoz neden bu kadar sabah sabah bağırıyor?” diye düşünüyorum. Horozun Sabaha Vurduğu İlk Saldırı Sabah 6’da uyanan biri olarak, komşumun bahçesindeki horoz bana öyle bir “cock-a-doodle-doo” yaptı ki, adeta beynimden tekme yemiş gibiydim. İç sesim şöyleydi: “Tamam, enerji dolu olabilirsin ama ben hâlâ rüyamdayım!” Arkadaş ortamında bunu anlattığımda herkes…

Yorum Bırak

30 mm plywood kaç kg ?

Giriş: Sosyolojiye Bir Yolculuk Bir insan olarak toplumun karmaşık dokusunu anlamaya çalışmak, bazen kendi gözlemlerimizden, bazen de akademik verilerden yola çıkmayı gerektirir. Bu yazıda, toplumsal yapıların bireylerle nasıl etkileşim içinde olduğunu, normlardan güç ilişkilerine kadar geniş bir çerçevede ele alacağım. Önce, gündelik bir merakla başlamak istiyorum: 30 mm plywood kaç kg? Bu soruyu sadece fiziksel bir ağırlık ölçüsü olarak değil, aynı zamanda toplumsal normların ve değerlerin yüküyle de ilişkilendirerek düşünebiliriz. Malzemenin yoğunluğu, kullanım alanları ve taşıma zorlukları, ekonomik ve sosyal sınıfla da bağlantılı olabilir; örneğin inşaat sektöründe işçi güvenliği ve erişim eşitsizlikleri bu küçük soruda gizli ipuçları barındırır. Temel Kavramlar:…

Yorum Bırak

Yankesicilik şikayete bağlı mı ?

Yankesicilik Şikayete Bağlı Mı? Felsefi Bir Keşif Bir kafede oturduğunuzu düşünün; çantanızdan birkaç dakika uzaklaşmışsınız ve döndüğünüzde cüzdanınızın kaybolduğunu fark ediyorsunuz. İçinizde bir sızı, öfke ve hayal kırıklığı hissi yükseliyor. Ama bir soru zihninizi kurcalıyor: “Bu olay, yalnızca benim şikayetime bağlı olarak suç sayılıyor mu, yoksa yankesicilik, kendi ontolojik doğası gereği zaten etik bir ihlal midir?” Bu tür sorular, günlük yaşamın karmaşık olaylarını felsefi mercekten incelemenin önemini hatırlatır. Etik, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefe dalları, yalnızca soyut tartışmalar değil, aynı zamanda günlük yaşamdaki hak ve sorumluluklarımızı anlamamız için kritik araçlardır. Yankesiciliğin Ontolojik Boyutu Ontoloji, varlık ve gerçeklik üzerine düşünür. Yankesiciliği…

Yorum Bırak

Böbrek naklinde doku uyumu nasıl bakılır ?

Böbrek Naklinde Doku Uyumu Nasıl Bakılır? Cesur ve Eleştirel Bir Bakış Böbrek nakli hayat kurtaran bir işlem; bunu inkar edemeyiz. Ama gelin görün ki, “böbrek naklinde doku uyumu nasıl bakılır?” sorusu çoğu zaman hastalar ve aileler için bir muamma. İzmir sokaklarında sosyal medyada dolaşırken gördüğüm tartışmalar ve paylaşımlar, bu sürecin ne kadar kafa karıştırıcı olduğunu gözler önüne seriyor. Doku uyumu sadece laboratuvar testlerinden ibaret değil; aynı zamanda etik, adalet ve sağlık sistemi sorunlarını da içeriyor. Doku Uyumu Nedir ve Neden Önemlidir? Böbrek naklinde doku uyumu, bağışıklık sisteminin yeni böbreği “dışarıdan bir misafir” gibi algılamasını engellemek için yapılan testlerle belirlenir. Bu…

Yorum Bırak

14.00’te nasıl yazılır ?

14.00’te Nasıl Yazılır? Saatin Dilimizdeki Tartışmalı Yolculuğu İzmir’de yaşayan, sosyal medyada tartışmayı seven biri olarak şunu söyleyeyim: saat yazımı üzerine kafa yormak çoğu insan için gereksiz bir detay gibi görünse de, bana göre dilin inceliklerini ve günlük hayatımızdaki karmaşayı anlamak için mükemmel bir pencere. “14.00’te nasıl yazılır?” sorusu, basit gibi duran ama aslında inanılmaz derecede tartışmalı bir mesele. Gelin, birlikte bu meseleye cesurca dalalım. Net Bir Başlangıç: 14.00 mu, 14.00’te mi? Öncelikle söyleyeyim, saat yazımıyla ilgili kuralların kaotikliği beni hem deli ediyor hem de büyülüyor. “14.00” dediğimizde, uluslararası standartlara uygun bir 24 saatlik gösterimi kullanıyoruz. Ama işin içine Türkçe girdiğinde…

Yorum Bırak
Mecidiyeköy escort
Sitemap
ilbetTürkçe Forum