Hz. Süleyman Hangi Surede Geçiyor? Ekonomik Perspektiften Bir Değerlendirme Bir ekonomist olarak, kaynakların sınırlılığı ve bu sınırlı kaynaklarla yapılan seçimlerin toplumsal refah üzerindeki etkileri üzerine sürekli düşünürüm. İnsanlar ve toplumlar, sınırlı kaynakları en verimli şekilde kullanmak için sürekli kararlar almak zorundadırlar. Bu kararlar, sadece bireysel yaşamı değil, aynı zamanda toplumsal yapıyı ve ekonomik sistemi de doğrudan etkiler. Hz. Süleyman, kaynakları en verimli şekilde kullanma becerisi ve adalet anlayışıyla, ekonominin temel ilkelerinin bir yansıması gibi görülmektedir. Peki, Hz. Süleyman hangi surede geçiyor ve bu figür, ekonomi perspektifinden nasıl analiz edilebilir? Bu yazıda, Hz. Süleyman’ın ekonomik başarılarını, piyasa dinamiklerini ve kaynakların yönetimini…
Yorum BırakKategori: Makaleler
Maden İşlerinde Lağım: Yer Altının Sessiz Kahramanı Merhaba arkadaşlar—bugün sizlerle, derin maden galerilerinde sessizce, ama hayatî bir rol oynayan bir kavramı konuşmak istiyorum: lağım. Bu terimi belki rastlamışsınızdır ama çoğu zaman ne kadar kritik bir işlevi olduğunu fark etmemiş olabiliriz. Gelin birlikte, kabuklarının altına inelim: lağımın kökeni nedir, bugün madencilikte nasıl kullanılıyor ve geleceğe dair ne anlamlar taşıyor? — 1. Lağım Nedir? Kökeninden Teknik Tanımına Maden terimleri sözlüğüne göre, lağım genellikle “taş içinde sürülen galeri” anlamında kullanılır. ([İSG Kütüphanesi][1]) Madencilik bağlamında bir diğer tanım da şöyledir: “kazı veya gevşetme amacıyla patlayıcı madde ile doldurulan delik” olarak kullanıldığıdır. ([dayibilir.com][2]) Yani özetle:…
Yorum BırakGaller Bağımsız Bir Ülke Mi? Felsefi Bir Perspektiften İnceleme Bir ülkenin bağımsızlığı, sadece sınırlarının belirlenmesi veya egemenliğinin ilan edilmesiyle ölçülen somut bir gerçeklikten ibaret değildir. Bir toplumun bağımsızlığı, aynı zamanda varoluşsal, etik ve epistemolojik düzeyde tartışılabilecek derin bir konuya dönüşür. Galler’in bağımsızlığı da bu anlamda yalnızca siyasi bir mesele olmanın ötesine geçer. Galler, Birleşik Krallık’ın bir parçası olarak tarihsel bir konumda bulunsa da, aynı zamanda kendisini bir ulus olarak tanıyan bir halktır. Peki, bu durum onu bağımsız bir ülke yapar mı? Bu soruya felsefi bir bakış açısıyla yaklaşırken, etik, epistemoloji ve ontoloji perspektiflerinden de irdelememiz gerekecek. Ontolojik Perspektif: Galler’in Varoluşu…
Yorum BırakFeminen Enerji Nasıl Artar? Eğitim Perspektifinden Bir Bakış Öğrenmenin Dönüştürücü Gücü: Feminen Enerji ve Kendini Keşfetme Yolculuğu Eğitimci olarak, her gün öğrencilere yalnızca akademik bilgiyi değil, aynı zamanda içsel güçlerini, duygusal zekalarını ve kişisel kimliklerini de keşfetmeleri için rehberlik yapma fırsatım oluyor. Bu, hem bireysel hem de toplumsal dönüşümün temel taşlarından biridir. Feminen enerji kavramı da tam bu noktada devreye giriyor. Feminen enerji, sadece kadınlarla sınırlı bir kavram değildir; duygusal derinlik, sezgi, bakım, şefkat ve empati gibi insana özgü yeteneklerin tümünü ifade eder. Bu yazıda, feminen enerjinin nasıl artırılabileceği üzerine odaklanacak ve bu süreçte pedagojik yöntemlerin nasıl bir rol oynayabileceğini…
Yorum BırakBaşlık: “Ya Ceberut Ne Demek? Bir Kelimenin Çeşitli Anlamlarına Farklı Yaklaşımlar” Merhaba arkadaşlar! Bugün, hepimizin dilinde belki de sıkça duyduğumuz ama belki de tam anlamını düşündüğümüzde kafamızda bazı soru işaretleri bırakan bir kelimeye, “ceberut”a odaklanacağız. Bu kelime, birçoğumuzun kullandığı ya da duyduğu ama anlamını kesin olarak bilmediği, anlam derinliği olan bir sözcük. Peki, “ya ceberut ne demek?” sorusunu sormak, ne kadar farklı bakış açılarıyla ele alınabilir? Gelin, bu kelimenin anlamını hem duygusal, toplumsal açıdan hem de veri odaklı bir bakışla birlikte derinlemesine inceleyelim. — Ceberut: Temel Anlamı ve Kökeni Kelimeyi anlamadan önce, öncelikle “ceberut”un anlamını ve kökenini ele alalım. Arapçadan…
Yorum BırakDevamlılık Kurgusu Ne Demek? Eğitimde Öğrenmenin Sürekliliği ve Derinleşmesi Bir Eğitimcinin Samimi Girişi Eğitim, bir bireyin zihinsel ve duygusal evriminde büyük bir rol oynar. Ancak, öğrenmenin gücü yalnızca bir dersin ya da bir bilginin öğretilmesiyle sınırlı değildir. Öğrenmenin asıl büyüsü, bir süreç olarak devam etmesindedir. Bu bağlamda, “devamlılık kurgusu” terimi, eğitimde öğrenme sürecinin sürekliliğini, gelişimini ve derinleşmesini simgeler. Öğrenme yolculuğunun başından sonuna kadar, öğrenci her aşamada birikim elde eder ve bu birikim, onun bireysel ve toplumsal gelişiminde bir dönüştürücü güç haline gelir. Peki, devamlılık kurgusu ne demek ve bu kavram eğitimde nasıl işler? Bu yazıda, bu soruyu pedagojik bir bakış…
Yorum BırakVajina Jeli Ne İşe Yarar? Ekonomik Perspektiften Bir İnceleme Kaynakların Sınırlılığı ve Seçimlerin Sonuçları: Bir Ekonomistin Perspektifi Ekonomi, kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada, bireylerin ve toplumların en iyi şekilde nasıl kararlar alabileceğini anlamaya çalışır. İnsanların karşılaştığı her seçim, belirli fırsat maliyetlerine ve sonuçlara sahiptir. Bugün, oldukça yaygın bir sağlık ve bakım ürününden bahsedeceğiz: vajina jeli. Ancak bu ürünün sağladığı faydaların ötesinde, onu satın alma kararının ekonomisi de çok önemli bir konu. Piyasa dinamiklerinin, bireysel kararların ve toplumsal refahın nasıl şekillendiğine dair düşünmek, sadece bu ürünün ne işe yaradığını anlamamıza değil, aynı zamanda gelecekteki ekonomik senaryoları değerlendirmemize de yardımcı olacaktır. Vajina…
Yorum Bırakİnşaat Atıkları Nereye Atılır? Edebiyatın ve Çevrenin Bütünleştiği Bir Soru Her kelime, bir dünyadır. Bir metin, yalnızca harflerin bir araya gelmesinden ibaret değildir; her kelime, bir anlamın taşıyıcısı, bir hikâyenin başlangıcıdır. Tıpkı kelimeler gibi, inşaat atıkları da birer “artık”tır, bir geçmişin izlerini barındırır. Bu noktada, modern dünyanın bir gerçeği olarak, atıklar yalnızca fiziksel değil, metaforik bir boyut da kazanır. İnşaat atıkları, bir yapının varlığının son izleri olarak doğar, fakat onların nereye gideceği sorusu, daha derin bir anlam taşır: Geleceğe doğru bir yolculuk mu? Ya da geçmişin izlerini silen bir temizlik mi? İnşaat Atıkları ve Toplumsal Sorumluluk: Bir Edebiyatçı Perspektifi İnşaat…
Yorum BırakDoğru İnanç Ne Demek? Edebiyatçının Bakışı: Kelimenin Gücü ve Anlatıların Dönüştürücü Etkisi Edebiyat, insan ruhunun derinliklerine nüfuz eden, yüreklere dokunan bir güçtür. Her kelime bir dünyadır; bir cümle, bir hayatı değiştirebilir. Fakat, kelimeler sadece ne anlatıldığını değil, nasıl anlatıldığını da belirler. “Doğru inanç” kavramı da tıpkı bir roman gibi, farklı okumalara, farklı yorumlara açık bir anlam derinliği taşır. Bu kavram, edebiyat dünyasında bir arayışa, bir dönüşüme işaret eder. Doğru inanç, yalnızca bir düşünce ya da öğreti değil, bireyin içsel bir yolculuğunun, bir varlık ve kimlik arayışının simgesidir. Peki, edebiyatın bakış açısıyla doğru inanç ne demektir? Bu yazıda, farklı metinler, karakterler…
Yorum Bırakİmparatorluk Olmak İçin Ne Gerekli? Bir Antropolojik Perspektif Kültürlerin Zenginliğine Dair Bir Merak: İmparatorlukların Anatomisi İnsanoğlu tarih boyunca farklı topluluklar oluşturmuş, bazen bunları birbirine rakip, bazen de birleşen bir yapıda şekillendirmiştir. Kültürlerin çeşitliliği, birbirlerinden farklı dinamiklerle şekillenen toplumsal yapılar, farklı değerler ve ritüeller, antropolojinin en temel ilgisini çeker. Bir antropolog olarak, toplulukların ne şekilde yükseldiği, nasıl birbirleriyle etkileşime girdiği ve nihayetinde bir “imparatorluk” oluşturmak için hangi sosyo-kültürel koşulların gerekli olduğunu merak ediyorum. İmparatorluklar, tarih boyunca gücün, kültürün, inançların ve toplumsal yapının birleşiminden doğmuş yapılar olarak karşımıza çıkar. Peki, bir imparatorluk olmak için ne gereklidir? Ritüeller ve Simgesel Güç: İmparatorluğun Temel…
Yorum Bırak