Yine bir Ozertem içeriğiyle karşınızdayız! Bu kez konumuz: “Küsurat nedir”.
Küsurat Nedir? Küçük Bir Sayının İçinde Saklanan Büyük Hikâyem
Kayseri’de yaşadığım küçük apartman dairesinin pencere kenarında oturup günlük yazmayı alışkanlık haline getireli birkaç yıl oldu. 25 yaşındayım ve bazen bir günün içinde yaşadığım en küçük ayrıntının bile aklımda büyük bir iz bıraktığını fark ediyorum. İnsan bazen büyük olayları değil, küçücük anları hatırlıyor. Bir bakış, yarım kalan bir cümle, cebimizde kalan birkaç kuruş ya da tam bir bütün olamayan küçük bir parça…
Geçen kış yaşadığım bir olay, bana “küsurat nedir?” sorusunun sadece matematiksel bir anlam taşımadığını gösterdi. O güne kadar küsurat kelimesini daha çok alışverişlerde, hesap yaparken veya sayılarla ilgili konuşmalarda duymuştum. Ama bazı kelimeler vardır; hayatın içinde başka anlamlara dönüşür. Benim için küsurat, o günden sonra eksik kalan ama değerini kaybetmeyen şeylerin adı oldu.
Kayseri’de Sıradan Başlayan Bir Gün
O sabah Kayseri’nin soğuk havası yine kendini hissettiriyordu. Pencereden baktığımda çatılarda ince bir kar tabakası vardı. Elimde kahvem, önümde açık duran günlüğümle oturuyordum. Her zamanki gibi o gün için birkaç cümle yazmak istedim.
Günlüğümde genellikle yaşadığım duyguları saklamadan yazarım. Mutluysam mutlu olduğumu, kırılmışsam kırıldığımı açıkça belirtirim. Çünkü insan bazen kendi içinden geçenleri bile kendinden saklayabiliyor. Ben bunu yapmak istemiyorum.
O gün yazdığım ilk cümle şuydu:
“Bazen hayat, tamamlanmamış hesaplar gibi kalıyor elimizde.”
Bu cümleyi neden yazdığımı bilmiyordum. Ta ki öğleden sonra yaşadığım küçük olaya kadar.
Annem benden market alışverişi yapmamı istemişti. Cebimde sınırlı bir para vardı. Listeyi tamamladıktan sonra kasaya gittim. Ödemeyi yaptım ve kasiyer bana birkaç lira küsurat kaldığını söyledi.
İşte o anda aklıma bu kelime takıldı.
Küsurat nedir?
Aslında matematikte küsurat, tam sayı olmayan, virgülden sonra kalan küçük miktarlardır. Örneğin 5,75 sayısındaki 0,75 kısmı bir küsurattır. Bir hesapta tam olmayan, küçük bir parça olarak görülür. Ama o gün düşündüm ki hayatımızda da birçok küsurat var.
Tam gerçekleşmeyen hayallerimiz, yarım kalan konuşmalarımız, söyleyemediğimiz sözlerimiz…
Belki de insanın içinde en çok yer eden şeyler, tam olmayan parçalardır.
Bir Hesaptan Fazlası Olan Küçük Parça
Marketten dönerken sokakta yavaş yavaş yürüyordum. Hava soğuktu ama içimde farklı bir sıcaklık vardı. Basit bir kelimenin bana bu kadar şey düşündürmesine şaşırmıştım.
Eve geldiğimde yine günlüğümü açtım.
“Küsurat sadece sayıların sonunda kalan küçük bir parça değilmiş. Bazen insanın kalbinde de kalıyormuş.”
diye yazdım.
O sırada geçmişte yaşadığım bazı şeyleri düşündüm. Üniversite yıllarımda çok istediğim bir hedef vardı. Büyük hayaller kurmuş, her şeyin tam istediğim gibi ilerleyeceğine inanmıştım. Fakat hayat her zaman planladığımız gibi gitmiyor.
Bazı insanlar hayatımızda kalıcı olmuyor.
Bazı yollar beklediğimiz yere çıkmıyor.
Bazı emekler istediğimiz sonucu vermiyor.
İlk zamanlar bunun büyük bir başarısızlık olduğunu düşünmüştüm. Çok üzülmüştüm. Kendime kızmıştım. “Neden olmadı?” diye defalarca sormuştum.
Ama zaman geçtikçe fark ettim ki o eksik kalan şeyler de bana bir şeyler katmıştı. Tam olmayan her parça, beni biraz daha büyütmüştü.
Belki de küsuratların güzelliği burada saklıydı.
Küçük Bir Defter, Büyük Duygular
Günlük tutmaya başladığım ilk zamanlarda bunu sadece yaşadıklarımı unutmamak için yapıyordum. Fakat zamanla günlüklerim benim en yakın arkadaşım oldu. Kimseye anlatamadığım duyguları oraya yazıyorum.
Mutluluğumu da, kırgınlığımı da, korkularımı da…
Bazı geceler eski sayfaları açıp okuduğumda şaşırıyorum. O gün büyük bir sorun gibi görünen şeylerin bugün ne kadar küçük kaldığını fark ediyorum.
İnsan hayatında birçok küsurat biriktiriyor.
Bir arkadaşla yarım kalan sohbet…
Birine söyleyemediğimiz teşekkür…
Cesaret edemediğimiz bir başlangıç…
Ertelediğimiz bir hayal…
Bunların hepsi hayatımızın küçük parçaları oluyor.
Bir günlüğümde şu cümleyi yazmışım:
“Belki de insanı insan yapan şey, kusursuz olması değil; eksik kalan yanlarıyla devam edebilmesidir.”
Bu cümleyi tekrar okuduğumda duygulandım. Çünkü geçmişte kendime karşı çok sert davrandığımı fark ettim. Her şeyi mükemmel yapmak istiyordum. En küçük hatamı bile büyütüyordum.
Oysa hayat tam sayılardan oluşmuyor.
Küsurat Nedir? Matematikten Hayata Uzanan Anlamı
Küsurat kelimesi temel olarak sayıların tam olmayan bölümünü ifade eder. Bir miktarın küçük, artan veya tamamlanmamış kısmıdır. Günlük hayatta alışverişlerde, para hesaplarında veya ölçümlerde sıkça karşımıza çıkar.
Örneğin bir ürünün fiyatı 24,99 TL ise burada 0,99 kısmı küsurat olarak değerlendirilebilir. Bir ölçümde 3,5 metre gibi bir değer varsa 0,5 kısmı tam sayının dışında kalan bir bölümdür.
Fakat benim için küsurat artık sadece matematiksel bir terim değil.
Bana göre küsurat, hayatın küçük ama önemli ayrıntılarıdır.
Bir insanın yüzündeki kısa süreli gülümseme…
Bir annenin yaptığı küçük bir fedakârlık…
Eski bir fotoğrafa bakarken hissedilen duygu…
Bazen fark etmeden geçtiğimiz ama aslında değerli olan anlardır.
Hayatın tamamı büyük olaylardan oluşmuyor. Çoğu zaman bizi değiştiren şeyler küçük parçalardır.
Yarım Kalanların Bize Öğrettikleri
Geçenlerde yine eski günlüklerimden birini okurken bir sayfada uzun zamandır görmediğim bir not buldum. Yıllar önce kendime yazmışım:
“Bugün istediğim olmadı ama yine de devam edeceğim.”
O cümleyi görünce gözlerim doldu.
Çünkü o zamanki halimi hatırladım. Hayal kırıklığı yaşamıştım. Kendimi yetersiz hissetmiştim. Sanki herkes ilerliyor ve ben olduğum yerde kalıyormuşum gibi gelmişti.
Ama bugün o sayfaya baktığımda farklı düşünüyorum.
O gün yaşadığım eksiklik, bugün sahip olduğum bakış açısının oluşmasını sağladı.
Eğer her şey istediğim gibi gitseydi belki de sabretmeyi öğrenmeyecektim.
Eğer hiç kaybetmeseydim, kazandıklarımın değerini anlayamayacaktım.
Eğer hiç yarım kalmasaydım, tamamlanmanın ne kadar kıymetli olduğunu fark etmeyecektim.
Bazen hayat bize eksik parçalar veriyor. Ama o parçalar aslında yeni bir hikâyenin başlangıcı olabiliyor.
Küsuratlarla Barışmayı Öğrenmek
Şimdi geriye dönüp baktığımda kendime daha anlayışlı davranıyorum. Her şeyin kusursuz olmasını beklemiyorum. Çünkü kusursuzluk arayışı insanı yoruyor.
Bir fincan kahvenin biraz soğuması bile bazen güzel bir anıya dönüşebiliyor.
Bir yolculuğun planlandığı gibi gitmemesi bile yeni bir keşfe dönüşebiliyor.
Bir hayalin gecikmesi bile insana sabrı öğretebiliyor.
Bence hayatın en güzel taraflarından biri de burada gizli. Biz çoğu zaman büyük sonuçlara odaklanıyoruz. Oysa küçük ayrıntılar bizi şekillendiriyor.
Küsuratlar önemsiz değildir.
Onlar hayatın sessiz kahramanlarıdır.
Son Bir Not: Her Eksik Parça Bir Değer Taşır
Bugün yine Kayseri’de aynı pencerenin önünde oturuyorum. Önümde kahvem, yanımda günlüğüm var. Dışarıda şehir yavaş yavaş hareketleniyor.
Birkaç yıl önce markette duyduğum basit bir kelimenin bana böyle derin düşünceler bırakacağını hiç tahmin etmezdim.
Küsurat nedir diye soran birine artık sadece matematiksel bir cevap vermem.
“Tam olmayan ama değerini kaybetmeyen küçük parçadır.” derim.
Çünkü hayatım bana bunu öğretti.
İnsan da biraz küsuratlardan oluşuyor aslında. İçimizde tamamlanmamış hayaller, eski kırgınlıklar, küçük mutluluklar ve unutamadığımız anılar var.
Ama belki de bizi özel yapan şey tam olmamız değil.
Bütün bu küçük parçalarla birlikte hâlâ yürümeye devam etmemiz.
Çünkü bazen en güzel hikâyeler, tamamlanmış sayılardan değil; geride kalan küçük küsuratlardan doğar.